Genelİç Mimarlık

Sadeliğin Mükemmeliyete Hayat Veriş Öyküsü: Geleneksel Japon Evleri

Yaşamımızın büyük bir kısmını içerisinde geçirdiğimiz evlerimizi kendimiz için sıcacık ve yaşanabilir hale getirmek üzere hepimiz elimizden geleni yaparız. Hepimiz evlerimizi düzenlerken içlerine bizlerden bir şeyler, yaşanmışlıklar katarız. Kimisi bunu bir profesyonelden yardım alarak yapar, kimisi ise bu deneyimi kendi yaşamak ister. Sonunda her ev sahibi evinin zaman içerisinde bir iç mekân tasarımına sahip olmasına olanak sağlar. Bu tasarımlar bazen fazlasıyla klasik ve kalabalık bazen ise fazlasıyla minimalist ve yalın olabilir. Bu yazımda sizlere minimalist tasarımıyla ekileyici sonuçlara imza atmış, geleneksel Japon evlerinden bahsetmek istiyorum.

Hepimizin bildiği üzere toplumların yaşamış olduğu önemli olaylar (savaş, yönetim şekillerinde olan değişimler, doğal afet vb.), üzerinde bulunduğu coğrafya, iklim, din gibi etkenler bahsedilen toplumların yaşam biçimlerini ve dolayısıyla mimarilerini de etkilemiştir. Japon mimarisi de geçirdiği dönemlerden, yöneticilerinin tutumlarından ve dini felsefelerinden etkilenmiştir. Geniş olarak Japon mimarisinden bahsetmek için bu konuda doğru araştırma yapmak ve fazlasıyla bilgi sahibi olmak gerekir. Ben bu yazımda bu süreçlerin etkisi ile oluşmuş geleneksel bir yapı tarzından  ve bu yapıların özellikle iç mekân tasarımlarından ve plan elemanlarından bahsedeceğim.

Daha önce belirttiğim gibi birçok etkenin oluşmasında rolü olan Japon Evleri’nin tasarımında beni en çok etkileyen konulardan biri minimal olarak tasarlanması ve doğal malzeme kullanımına özen gösterilmesidir. Geleneksel Japon konutları ahşap malzeme ile inşa edilmiştir. Bunun nedenini bazı kaynaklarda bölgede taş rezervinin olmaması ve ahşabın depreme dayanıklı olması olarak açıklanmış ancak ben ahşabın doğal bir malzeme olması nedeniyle, dini inanışlarının da bu seçimlerinde önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyorum. Ahşap elemanları yatay ve dikey olarak, birbirlerini destekleyecek şekilde inşa edilen yapıların, temelleri de nemden zemini korumak amaçlı olarak yerden yükseltilmiştir. Yapıların çatıları ise geniş saçaklı ve eğimlidir. Bu sayede çatı yeri geldiğinde yapıyı güneşten korur, yeri geldiğinde ise kendisini yağışın yükünden korur. Geleneksel konutların çevresinde ‘engava’ olarak isimlendirilen dış koridorlar vardır ve bu koridorlar günümüz verandası olarak kullanılır.  Bahçe ve bitki elemanlarının ve de onların sağladığı görünüme önem verilmiştir. Bahçenin güzel görünüm sağladığı alanlara açıklıklar ile iç mekândan görüş açısı sağlanmış ve böylelikle iç mekânla, doğanın bütünleşmesine fırsat verilmiştir.

*Resim kaynağı: www.pixabay.com

            Böyle bir yapının iç mekânlarında vakit geçirdiğinizi bir düşünsenize. Burada oturup, en sevdiğiniz kitabı okurken ya da elinizde kahveniz ile yağan yağmuru veranda’dan izlerken…

 

Plan şemaları ise iç mekân tasarımında olduğu gibi yalın ve sadedir. Mekânlar hareketli elemanlar ile birbirine dönüştürülebilir şekilde tasarlanmıştır ve sabit mobilya kullanımına yer verilmiştir. İç mekân elemanlarında da aynı yapım malzemesinde olduğu gibi doğal malzeme ve doğal ışık kullanımı önemli yer tutmuştur.

*Resim kaynağı: https://www.pinterest.es/pin/468796642433036538/

Evlere ‘genkan’ adı verilen ve asıl zemin kotundan bir basamak aşağıda yer alan giriş kısmındaki alanda ayakkabılar çıkartılarak girilir. Böylece evlerin iç mekânlarına dışarıdan gelen toz ve pislik taşınmaz. Çok amaçlı olarak tasarlanan iç mekânlar yeme, içme, yatma, dinlenme gibi işlevlere ev sahipliği yapar ve temiz olması gereklidir.  Aynı çözümü geleneksel konutlarımızda, ülkemizde de görmek mümkündür. Eve bu bölümü geçip, girildiğinde yerde ilk karşılaştığımız öğe ‘tatami’ olarak isimlendirilen ve hasırların birbirine örülmesi ile oluşturulan hasır halı gibi düşünebileceğimiz yer kaplamalarıdır. Mekânlar geniş, mobilya kullanımı minimum, bahçe görünümü ve doğal ışık kullanımı maksimumdur. Evlerin içerisinde ‘tokonoma’ adı verilen, yerden yükseltilmiş bir bölüm bulunur. Bu bölümü sergi köşesi gibi isimlendirebiliriz. Burada mevsime ya da gelen önemli bir konuğun şerefine bazı öğeler sergilenir. Bu alan sıradan bir alan değildir ve genelde girilmesi yasaktır. Sadece önemli misafirler bu alanın yakınında, arkası dönük olmak koşuluyla  oturabilirler. İç mekânları esnek hale getiren ve istendiğinde bölünmesini kolaylaştıran elemanlardan biri ise ‘shoji’ olarak isimlendirilir. Shoji, ahşap çıtaların, kâğıt ya da kumaş gibi yarı saydam bir malzemeyi çerçevelemesi ile oluşturulan sürgülü kapılardır. Yarı saydam olmasının nedeni gün ışığını kırarak iç mekâna taşımasıdır. Mekânları esnek hale getiren diğer bir eleman ise ‘fusuma’ olarak isimlendirilir.  Bu elemanın üzerinde doğadan ilham alınarak oluşturulan figürler bulunur. Shoji’nin aksine saydam değildir. Ocak elemanına bazı evlerde rastlanır. Rastlanan örneklerde ise ocak mekânın ortasında ve ana kottan biraz daha aşağıdadır. Bu eleman sayesinde mekânın ısınması ve yemeklerin pişmesi sağlanır.  Sabit mobilyalar ise kaldırılan eşyaların saklanabileceği ölçülerdedir ve tokonoma’nın yanında bulunur. Isınma ve yemek yeme gibi ihtiyaçlar altında ısıtıcısı olan, alçak masalar ile görülür. Bu masalar ‘kotatsu’ olarak isimlendirilmiştir. Masalara ‘zabuton’ diye isimlendirilen bir minder ya da ‘zaisu’ diye isimlendirilen bir minderli ve bacaksız sandalye aracılığıyla oturulur. Kaldırılıp, serilebilen yatakları ise yatak, yastık ve yorgan olmak üzere üç elemandan oluşur. Her evde banyo görülmez, yıkanmak için hamamlar kullanılırmış ancak daha sonraları her evde banyo görülmeye başlanmıştır. Banyo bu kültürde bir aktivite olarak görülür ve burada uzun zaman geçirilirmiş. Ahşap malzeme kullanılarak oluşturulan öğeleri yine burada da görmek mümkündür.

*Resim kaynağı: http://www.morikunijapan.com/detail/

*Resim kaynağı: www.pixabay.com

Malzemesi ve felsefesi ile doğallığı yakalamış, insanı içinde mutlu hissettirebilecek, doğaya saygılı, fonksiyonel ve az eşya kullanımı sayesinde insanı yormayan, onu verimli olmaya iten, huzurlu, minimum ile maksimuma ulaşmayı hedefleyen ve bu hedefinde başarıyı yakalamış bir ev tipinde gezintiye çıktık bu yazımda. Ben geleneksel bir Japon evinin verandasında kahvemi yudumluyorum şimdi, eğer sizi de bu hayalime ortak edebildiysem ne mutlu bana…

 

***Görseller alt kısımlarında yer verilen kaynaklara aittir

***İçerik yazara aittir.

***Faydalanılan kaynaklar;

-https://www.britannica.com/art/Japanese-architecture#toc283221

-http://muza-chan.net/japan/index.php/blog/traditional-japanese-house-tokonoma

-https://www.asialogy.com/japon-mimarisi-geleneksel-konut-mimarisi/

 

Sadeliğin Mükemmeliyete Hayat Veriş Öyküsü: Geleneksel Japon Evleri” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir