GenelYaşam

1 Günlük Muhteşem Tur Önerisi – SELİMİYE-ORHANİYE-BOZBURUN

Eğer sakin beldeleri ve koyları seviyorsanız, bir gün içerisinde farklı keşifler yapmaya hazır hissediyorsanız işte size başlangıç ve bitiş durağı Fethiye-Göcek olan bir tur önerisi

Kahvaltı:  Fethiye- Göcek

Biz turumuza konakladığımız Göcek’te bir kahvaltı ile başladık. Siz de eğer daha önce burayı ziyaret etmediyseniz bir gün önceden buraya gelip, konaklayabilirsiniz. Kahvaltınızı muhteşem Göcek koyları’nın manzarası ve mis gibi kokan ağaçların eşliğinde yapabilirsiniz. Kahvaltı için sahilde tercih edebileceğiniz yerler olduğu gibi çarşı içerisinde de mekanlar bulabilirsiniz.

Kahvaltımızın ardından hemen yola koyuluyoruz. İlk durağımız olan Selimiye, Marmaris’e bağlı bir belde.  Göcek’ten yola çıkıp, Marmaris istikametini takip ediyorsunuz. Yol  138 km. ve yaklaşık olarak 2 saat 15 dk. sürüyor. Marmaris’e ulaştıktan sonra biraz daha içeriye doğru yol almanız gerekiyor. Kısa bir yolculuğun ardından Selimiye’ye ulaştık ve kısa bir tur ile Selimiye’yi keşfetmek üzere araçla ufak bir tur attık. Amacımız adını çok duyduğumuz bu eski balıkçı köyünü hemen keşfetmekti. Gidince fark edeceğiniz gibi Selimiye ufak bir yer. Girişi oldukça mütevazi olan Selimiye’yi araçla daracık ana caddesi üzerinden turlamak  5 dk. sürüyor diyebilirim. Bu cadde üzerinde çeşitli kafe, restoran, apart otel ve eve rastlayabilirsiniz. Bizim ziyaret ettiğimiz dönemde oldukça kalabalık olan cadde üzerinde zorlukla araç park edebilecek yer bulabildik ve Selimiye’ye gelip, balık yemeden olmaz diyerek, ününü çok duyduğumuz ‘Sardunya restoran’ı bulduk. Zaten aracımızı park ettiğimizde öğle yemeği zamanının geldiğini fark etmiştik.

Öğle yemeği: Marmaris, Selimiye

1

Sardunya restoran’ın oturmak için deniz kıyısında iskele üzerinde oturma masaları seçeneği olduğu gibi, kara tarafında daha yüksekte kalan oturma seçeneği de var. Biz iskele üzerinde, denize yakın olmayı tercih ettik. Balık gayet lezzetliydi. Hizmet hızlıydı. Bazı yazılarda rezervasyonsuz yer sıkıntısı çekilebileceği yazıyordu ancak biz çat kapı gitmemize rağmen böyle bir sıkıntı yaşamadık. Belki ziyaret edilen dönemle alakalıdır. Ortam gayet keyifliydi. Bu restorandan memnun kalarak ayrıldık. Ardından yaya olarak Selimiye turu yaptık. Selimiye daha öncede söylediğim gibi küçük bir yer. Fethiye civarında gördüğünüz yeşillik burada bulunmuyor. Açıkçası dağların üzerinde yeşillik aradı gözlerim hep. Denizi sakin ve rengi çok güzel. Büyük bir plajı bulunmuyor. Denize daha çok iskeleden ve otellerin önündeki küçücük plajlardan giriliyor. Bu alanların hepsi yan yana ve açıkçası sıkışık geldi gözüme. Yürümek için araçla turladığımız yolun araç trafiği biraz yoğun ve kalabalıktı. Sahil şeridindeki dar yürüme alanları ise oteller tarafından bölünüyor.

2

Kalınacak yer konusunda pek fikir sahibi olamadık çünkü turumuza devam etmek üzere ufak bir yürüyüşün ardından buradan ayrılmak zorunda kaldık ancak ayrılmadan önce girişte gözümüze çarpan ‘Palmetto Resort Selimiye’ tesisini kısaca bir turladık kalmak için bir alternatif olabileceğini düşünerek, ayrıldık. Ancak günlük oda fiyatlarının 400-600 TL (sezona göre) aralığında olduğunu öğrendik ve açıkçası bu fiyatları Selimiye ve tesis şartlarına göre biraz fazla bulduğumuzu söyleyebilirim. Özetle; Selimiye’yi sakin, kendi halinde kalmaya çalışan ancak bir o kadar da kalabalık bir kitle tarafından hareketlendirilmeye çalışılan arada kalmış bir belde olarak bulduk. Selimiye’ de bir gün geçirdikten sonra yapacak pek bir aktivite bulamayabilirsiniz. Ailece sakin yerleri tercih etmemize rağmen biz biraz hayal kırıklığı yaşadık diyebiliriz. Eski balıkçı köyü şirinliğini keşke korusaymış , hep keşfedilmemiş kalsaymış, ve az da yeşili olsaymış keşke… diyerek buradan ayrıldık.

Dondurma molası: Bozburun

3

Selimiye’den ayrılıp, Bozburun istikmetinde 7,5 km. yaklaşık olarak 15 dk. ilerledikten sonra Bozburun’a ulaşıyoruz. Bu iki belde arası yollar hafif virajlı ancak ağaçlar içinde ve çok keyifli. Çok sıcak bir saatte buraya ulaştığımız için ilk olarak yine aracımızla sahil yolunu keşfetmeyi tercih ettik. Bozburun, Selimiye’ye göre çok daha büyük bir belde. Öyle ki sahil yolunu araçla dolaşmak 15 dk. sürdü. 2 km. lik bir sahil yolu bulunuyor. Bu yol bir tarafına denizi, diğer tarafına ise büyüklü, küçüklü otelleri almış durumda. Sahile bakan kısımda çeşitli marketler, dükkanlar, kafeler bulabilirsiniz. Sahil yolunun arka, paralelinde kalan yolda ise çeşitli restoran ve kafeler var. Çarşı’da bu yol üzerinde bulunuyor. Denize dik uzanan ara yollar üzerinde çeşitli yerleşim yerleri mevcut. Denizi berrak ve sakin. Denize ulaşım sanıyorum ki sadece iskele üzerinden sağlanıyor. Konaklama ve yeme- içme için bir sürü alternatif mevcut. Biz herhangi bir restoran denemedik çünkü yemek molamızı henüz Selimiye’de vermiştik ancak bunaltıcı sıcak bizi dondurma arayışına yönlendirdi ve kendimizi ‘Limon Ağacı’ isimli bir dondurmacıda bulduk. Zencefilli, incirli gibi dondurma çeşitlerini ilk kez burada gördük ve şaşkınlığımızı gizleyemedik. Dondurmalarını kendilerinin özel yaptıklarını öğrendik. Biz zencefilli olanını denemedik ama incirli olanını deneyip, hafif ve lezzetli bulduk. Çikolatalı ve özellikle limonlu olanı çok lezzetliydi diyebilirim. Mekanda küçük, temiz ve sevimliydi. Hizmet edenler gayet ilgiliydi. Üstelik bebeğimiz için külahta bir top dondurmayı armağan ettiler, oda bonus oldu: )  Dondurmasını ve kendisini sevdiğimiz Bozburun’u yaya olarak turlayarak, buraya veda ettik. Oldukça sakin, kendi halinde, doğal ve güzel bir yer Bozburun. Tepeden resim almayı ve sessizliğin keyfini çıkartmadan geri dönmeyin derim. Ortaçgil şarkısını fazlasıyla hak eden bir belde…

Boz taşlar önümüzde
Cebimizde yalnızlık var
Şu dümdüz büyüyen gecede
Tek dostumuz yakamozlar
Kimsesiz koylar ortasında
Her biri başka siyah bu dağların
Güneşi yolladık bütün renklerle
Oyuncağıyız artık alışkanlıkların
En küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
İçim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
Kokuların şarkısı başlar …

Seyir molası: Orhaniye

4

Gezimize başladığımız yöne geri dönmek üzere, Marmaris istikametine doğru Bozburun’a veda ederek ayrılıyoruz. Ayrıldıktan 26. km sonra, yaklaşık olarak 33. dk. sonra Orhaniye’den geçerken, insanları denizin ortasında gördük ve şaşkınlıkla burada bir seyir molası vermeye karar verdik. Bizi şaşırtan yerin adı ‘Kızkumu Plajı’ Denizin bir kısmında sığ bir alan var. İnsanlar bu sığ ve kumluk alan üzerinden yürüyerek geçiyorlar.Bu plajla ilgili efsanelere eğer meraklı iseniz, internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Orhaniye’nin Bozburun ve Selimiye’ye göre daha yeşil alan içerisinde bulunduğunu söyleyebilirim. Denizi sakin ve berrak. Sığ ve yürüme alanı olan kızkumu plajı ile enteresan. Kumluk plajı bulunuyor. Selimiye ve Bozburun’da gördüğünüz tekne görüntüsü burada da mevcut. Biraz fotoğraf alıp, yolumuza devam ediyoruz.

5

 

Akşam yemeği: Marmaris, Merkez

Akşam üzeri, saat 18 00 civarında Marmaris’e ulaşıyoruz ve bu büyük tatil şehrinde nerede ne yesek derken, foursquare uygulaması aracılığıyla tavsiye edilen restoranlardan birini tercih ettik. Bu restoran’ın adı ‘Memed Ocakbaşı’ idi. Burada lahmacun ve pide denedik ve ikisinin lezzetini de çok beğendik. Özellikle lahmacunu içerisindeki sarımsak tadı bizi çok etkiledi diyebilirim. Hizmet hızlı, çalışanlar güler yüzlü idi. Mekan temizdi. Buradan memnun bir şekilde ayrıldık.

Marmaris turu yapmayı düşündük ancak saat çok geç olmuştu ve günlük turumuz başta bebeğim olmak üzere, hepimizi yormuştu bu nedenle Marmaris, merkez turunu başka bir güne erteleyip, geceyi geçireceğimiz Göcek’e doğru yola koyulduk. 2,5 saat kadar sonra buraya vardık. Yorgunluğumuzu konaklayacağımız yerde, Göcek-Kahve dünyasından edindiğimiz Türk kahvemizi yudumlayarak attık ve günümüzü sonlandırdık.

 

 

***Görseller yazara aittir.

***İçerik yazara aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir