Genelİç MimarlıkMimarlık

Birbirinden Farklı Yönleri ile Brütalizm

İçi dışı bir olan ve kimisi tarafından çok sevilirken, bir diğeri tarafından sevilmeyen bir mimari akımdır, brütalist mimari. Kimine göre brütalizm bir tasarım bütünlüğü ve etiği içeren bir mimari akım, kimine göre ise dünya’nın geçirdiği, yıkım değeri yüksek olaylar sonucu doğan maddi kaynak sıkıntılarının oluşturduğu yapı stoğu ya da siyasi görüşleri yansıtma biçimidir.Peki bu kadar farklı görüş ayrılığına neden olan brütalizm nedir?

Brutalizm; kullanılan materyal,doku ve konstrüksiyonu vurgulayarak  yüksek oranda dışa vurumcu yapılar elde etme stilidir.Brutalizm,yapı malzemesini,yapı konstrüksiyonunu ve yapı’nın içerdiği iç mekan birimlerini çekinmeden dışa vuran bir mimari stildir.Başta beton olmak üzere çelik,tuğla  ve cam gibi malzemeler ve detaylar yalın olarak gösterilir ve süslemeden uzak durulur.Boya ve sıva uygulanmaz.Beton donatı izleri dahi korunur.Mimari elemanlarda tekrarlamaya bol miktarda yer verilir. İç mekan uygulamalarında da havalandırma boruları ve elektrik hatları gibi hatların da açıktan geçirildiğini görebilirsiniz. İlk olarak 50’li  yıllarda,Avrupa’da ortaya çıkan akım 60’lı ve 70’li yıllarda önemli dönemlerini geçirmiştir.80’li yıllarda popülerliğini kaybetmiş olsa da modern mimarlık ile birlikte günümüzde tekrar gündeme gelmiştir. İsmini ise Fransızca bir terim olan ‘beton brut’ dan yani ‘işlenmemiş beton’dan almıştır.Bu dönem ile ilgili en çok bilinen yapı ise mimar ‘Le Corbusier’in  50’li yılların başında tasarladığı Unite d’Habitation yapısıdır. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası yaşanan maddi kaynak eksiklikleri de kolay üretilebilen beton’u mimarlar için çekici hale getirmiş ve brütalizm akımının ortaya çıkışını ve yaygınlaşmasını desteklemiştir.Diğer yandan bazı kaynaklara göre ise brütalist tarzda,betonun yoğun olarak kullanıldığı,devasa yapılar bazı kesimlerce politik ve siyasi gücün göstergesi olarak inşa edilmişlerdir.Bir takım diğer kesimler ise bu yapıları çirkin ve hissiz yapılar olarak yorumlamışlardır.

Brütalist yapılarda  aranabilecek özellikler ise; bitmemiş gibi görünen yüzeyler, sıra dışı şekiller, ağır görünen materyaller, iri formlar ve diğer kısımlara göre küçük form da kalan pencere açıklıkları olarak özetlenebilir.

Hakkında yer alan tartışmalı görüşlere rağmen 80’li yıllarda unutulmaya başlanan stil, günümüzde mimarlar ve iç mimarlar tarafından tekrar hatırlanmaya ve kullanılmaya başlanmıştır.Özellikle iç mimari alanında tasarımlar yaparken mekanların doğallığını koruyabileceğini düşünülen yapılar için brütalist bir tarz  benimseyebilirsiniz. Bu konuda dikkat edilmesi gereken konu  mekanın olabildiğince doğallığını koruyup, sahip olduğu mimari elemanları ortaya çıkartan bir üslup sergilemektir. Mimari elemanları sergilemekten kaçınmamak,aksine cesurca sergilemek gerekir. Mekan tasarımında kullanılan mobilyalar ve diğer dekorasyon elemanları da içerisinde doğallığı koruyan öğeler içerebilir. Kullanılan elemanlar çok fazla öne çıkmadan, mekanla bütünleşebilirler. Masif mobilyalar, ağır görünüm vermekten uzak kumaşlar, el yapımı hissi veren objeler kullanılabilir.Kullanılacak bazı renkli elemanlarla  ve bitkiler ile tasarlanan mekanlar renklendirilebilir ancak gereksiz süslemelerden ve detaylardan kaçınılmalıdır.Olabildiğince işlevsellik vurgulanmalıdır. Böylelikle brütalizmin ağır ifadesi tasarımcı tarafından gerekli görülürse yumuşatılabilir.

Ülkemizdeki örneklerini görmek isterseniz, tasarımı Mimar Behruz Çinici’ye ait olan ODTÜ  kampüsünü bu bağlamda  inceleyebilirsiniz.

 

 

***Temsili görsel kullanılmıştır.

***İçerik yazara aittir.

Kaynaklar;

*Waters,Susanne. ‘Brutalism’ British  Architectural library,RIBA. https://www.architecture.com/Explore/ArchitecturalStyles/Brutalism.aspx

*http://www.saylor.org/site/wp-content/uploads/2011/05/Brutalist-architecture.pdf. ‘Brutalist Architecture’ .

*https://en.wikipedia.org/wiki/Brutalist_architecture. ‘Brutalist Architecture’

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir